Önlem Alınmazsa Birkaç Yıl İçinde İnsan Irkı Aniden Yok Olabilir

Panik yapmalı mıyız? Böyle devam edeceksek evet. Çevremize verdiğimiz zararların doğrudan bizlere zararı olmayabilir ancak dolaylı yönden düşünürsek bu denklemin sonu hiç iyi yere ulaşmıyor.

Doğrudan ve Dolaylı Zarar

Trityumdan yapılmış ucuz lambaları görmüşsünüzdür. Ortalama 25 yıl boyunca hiç durmadan ışık saçar etrafına. Her iyi şeyin bir pürüzü olduğu gezegenimizde bu aletin masumiyetine ne kadar güvenebiliriz?

Evet bir trityum lambası 25 sene boyunca ışık verir ancak etrafına küçük bir radyasyon yayar. Bu radyasyon o kadar küçüktür ki derinizi geçme oranı çok aşağılardadır.

Ne güzel değil mi? 25 yıl boyunca kesintisiz ışık saçacak ve sizlerin ciltlerini aşamayacak. Böylece siz de “hmm derimi aşamıyorsa bu bana zarar vermez” diye düşünerek güvenle kullanacaksınız.

MİT: Trityum tüpleri insanlara zarar vermez ve güvenle kullanılabilir.

Röntgen çekiminin yapıldığı odaların kapılarında…

“Hamilelerin ve hamilelik şüphesi olanların buraya girmeleri yasaktır!”

…uyarısını mutlaka görmüşsünüzdür. Hamile bireyin diğer bireylerden farkı ne olabilir? Söyleyelim: Mitoz bölünme.

Mitoz bölünme hücrelerin kendilerini kopyalama yöntemidir. Bu sırada yeni hücreler meydana gelir ve bu işlem sırasında bir hata olursa bireyde kalıcı sakatlıklar ve kanser türleri gelişebilir.

Röntgen sırasında makineden tıpkı bir mermi gibi fırlayan parçacıklar içinizden geçerken taşıdığınız ve hızla mitoz bölünme geçirerek büyüyen bebeğin DNA sı üzerinde hasara neden olabilir.

Trityum tüpünüe gelirsek: Evet, trityum tüpü insana doğrudan zarar veremez ancak dolaylı zararlar verecektir. Üstelik bunun için hamile olmanıza lüzum yok.

Tıpkı yukarıda belirttiğim gibi embriyo hücrelerinin geçirmekte olduğu mitoz bölünmeler sırasında tehlikeyi oluşturan nokta üreme olayıdır çevremizdeki bakteri ve virüslerin üreme hızları düşünüldüğünde onlara zarar verebilecek olmamızın yarattığı risk oldukça yüksektir. Trityum tüpünü kullanarak bir yoğurt bakterisini insanlara bulaşıp zarar veren bir bakteri haline getirmek olasıdır. Evet zordur ancak “imkansız” demek bilgisizlik olur.

Zeka şov yapmak için… pardon, çantanızı kolay bulmak için taktığınız trityum tüpler sizlere kalın deriniz nedeniyle doğrudan zarar vermeyebilir ancak o an üremekte olan bir bakteride ya da üretilmekte olan bir virüste mutasyona neden olabilir. Sonuç olarak yeni türün ne kadar tehlikeli olabileceği konusunda hiç kimse size garanti veremez.

Her Duyduğuna İnanmak…

Kimler ne üretir?

  • Öğretmen üretici üretir, modern insan üretir, bilgili kişi üretir, en büyük ağırlık öğretmenlerin omuzundadır bu nedenle en önemli üretici olan üreticilerin üreticilerini yani öğretmenliği başa yazmalıydık.
  • Hukukçu adalet üretir.
  • Doktor sağlık üretir, tedavi üretir, mutluluk üretir, hayat kurtarır.
  • Mühendis köprü üretir, yol üretir, ev üretir, araba üretir hayatımızı kolaylaştırır.
  • Çiftçi süt üretir, et üretir, meyve ve sebze üretir.
  • İşçi, teknisyen, laborant, ev hanımı, hemşire, şoför, veznedar, öğrenci, sanatçı, zanaatkar, spiker, terzi, temizlikçi, aşçı… bu insanlar da çok önemli üreticilerdir.

Üretmeyen kimdir?

  • Herkes biliyor bir vida bile üretmeden kazanan meslekleri ancak burada isim isim belirtip tepki çekmek istemiyoruz.
  • Her duyduğuna inananlar.

Evet her duyduğuna inanmak bomboş yaşamaktır. Aklı başında olan bir insan duyduğu şeyin doğruluğunu araştırmalıdır. Öğrendiği bilgileri beyninde yoğurmadan doğrudan tüketmek doğrudan olmasa da dolaylı olarak insanlara zarar veren en büyük tehlikedir.

Normalde yapılması gereken duyulan bilginin doğruluğunu araştırmak olmalıdır. Keza beynini fazla kullanmayı alışkanlık haline getirmeyen insanlar hazır tüketime o kadar alışmıştır ki verdiğiniz bilgi onun inançları ile aynı doğrultudaysa kesinlikle size inanacaktır.

Bu nedenlerle dünyanın insanlar açısından sonunu getirecek kesimler arasında bu insanlar yer alıyor. “Ya bilim insanı söylemiş artık konu bitmiştir.” ifadesinde tamamen hazır yiyicilik görüyorum. İnsanlar her şeye bu kadar kolay inandıktan sonra onu koruyan bütün kavramları baştan silmiş oluyor.

Anooshirvan Miandji de demişti: “Beyin bir donanımdır, herkeste vardır; akıl bir yazılımdır, herkeste yoktur.”

5G

Doğrudan size zarar vermesi düşük olasılığa sahiptir ancak çevredeki bakterilere zarar vermesi daha büyük olasılığa sahiptir.

Dünyanın farklı yerlerinde fikir birliğine varan 250 bilim insanı Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ, WHO) dilekçe göndererek “radyo ve telsiz telefonların (2G, 3G ve 4G şebekeleri) ve yayın antenlerinin, ürettikleri elektromanyetik alan (EMF) radyo dalgaları nedeniyle kanser riski oluşturduğunu” ve bu konudaki endişelerini dile getirdi.[1]

Bu dilekçede ise yalnızca insana verdiği zararlar esas alınmıştı. Peki insandan çok daha zayıf olup bizler gibi kalın bir deriye sahip olmayan bakteri ve virüslerin geçirebileceği mutasyonlar konusunda bizlere kim garanti verebilir?

Elon Musk ve Onun Bütün Gezegeni Saran Ücretsiz WiFi Ağı

Evet rahat olun bu ürün de sizlere doğrudan zarar vermeyebilir. Rahatça kullanmaya bakın çok konforlu olacağından eminiz.

İnsanlık Yok Olacak mı?

Bu gidişle evet. Doğayı koruyanlar neden bunu yapıyor hiç düşündünüz mü? Sizce gezegeni korumak için mi? Kesinlikle hayır. Gezegenimiz ateş topuna da dönse yine soğur ve eski halini alır ancak olan biz canlılara olur. Gezegeni koruyan çevrecilerin temel amacı insanlığı korumaktır. Doğanın intikamı çok serttir. Etki – tepki hızı anlıktır.

Bizler, bizden önce yükselen bir ırk varsa onların yükselttiği teknoloji sonucu ortaya çıkıp onları yok ederek yerlerine geçmiş canlılar olabilir miyiz? EVET

Yerinizi kaptırmak istemiyorsanız doğal dengeyi bozmamalısınız.

“Aaaa teknoloji ne güzel lan.” nidalarıyla çılgınca tüketilen ileri teknolojik uygulamalar bir şeylerin ters gitmesine neden olursa o andan itibaren sadece birkaç gün içinde insanlar yok olabilir. Kimse bunun aksini iddia edemez.

Bu Yazıya İnanmalı mısınız?

Eğer aklınız yoksa hemen inanır kapatırsınız. Ancak aklınız varsa şüpheye düşer, eleştirir, eksik arar ve araştırırsınız. Anlatmak istediğimiz de bu: “Lütfen her duyduğunuz, okuduğunuz ve gördüğünüz şeye inanmayın. Bunun yerine doğrulayın.” Yıllardır profesör seviyesindeki doktorların tereyağı yemek noktasında ikiye bölünmüş olmaları bile hiçbir bilginin güvenilir olmadığının kanıtlarındandır. Evet! W = F . x konusunda da şüpheye düşmeli ve defalarca test etmelisiniz. Biz buna bilim diyoruz.

Kaynakça

  1. https://www.ntv.com.tr/teknoloji/5g-teknolojisi-insan-sagligina-zararli-mi,g7rx-6Et20G5yHXvwzQJbA
Avatar

BT

1999 yılında ilk web sitesini yaptı ve kurucusu oluğu www.bilim-teknoloji.com sitesinde yöneticilik yapıyor. Uzmanlık alanı Biyoloji, Fizik, Kimya ve Matematik olan BT, akademik alanda lisans üstü eğitmlerine devam ediyor.

Bir cevap yazın