Işık Hızı Konusundaki İnanılmaz Kavram Yanılgısı

     Işık hızında ya da ışık hızına yakın hızlarda seyreden nesneler için zamanın akış hızında değişiklik olduğuna dair büyük bir kavram yanılgısı küçümsenmeyecek eğitime sahip insanlar tarafından yanlış biliniyor ve aktarılıyor. Bunun asıl sebebi; bilginin yeterince doyurucu verilmemesi ve bunun arkasından gelen yanlış anlamaların kişilerin kendinden kattığı bilim-kurgu bilgilerle harmanlanması ve bu şekilde anlatılmasıdır. İşin ilginç tarafı; bu kavrama, hiçbir şeyi ölçüp biçmeden inanmayan, realist zekeasına sahip kişilerin de inanması. Bu yazıda, aslında ışık hızında seyretmenin zaman akışında hiçbir değişiklik oluşurmadığını ve bu kavram yanılgısının nereden doğduğunu bulacaksınız.

     Işık Hızında İlerleyen Nesne İçin Zaman Kavramı

     Işık hızında ilerleyen bir cisim bizim için hangi zaman akış hızında bulunuyorsa kendisi için de aynı akış hızında bulunur. Bunun basit açıdan ilk nedeni zamanın varlıklar üzerinden bağımsız oluşu gelir. Zaman hızdan, kütleden, ebatlardan, vb. ölçülebilen her unsurdan bağımsız olarak kendi akışı içindedir. Zaman için yapılan tanımlar hiçbir zaman gerçeği yansıtamamıştır, sadece insanların kafasında somutlaştırmak adına üretilmiş “şema” olmaktan öteye gidememiştir. Aslında zaman tanımlanamaz çünkü zaman durdurulamayan, elle tutulup gözle görülemeyen, her varlığa etki eden ama hiçbir varlıktan etkilenmeyen kaostur.

     Işık Hızında İlerleyen Nesne İçin Zamanın Daha Yavaş Aktığı İddiası

     Bu yanılgıya küçümsenmeyecek derecede eğitim almış kişiler dahi düşmektedir. Hatta bu yanılgıyı Einstein’ a iftira atmak noktasına getiren (Einstein tarafından söylendiğinden bahseden) akademisyenler bulunmaktadır. Bu duruma, Einstein tarafından bulunan görelilik kuramının yeterince anlaşılmaması yol açmaktadır.

    

     Kavram Yanılgısının Çözümlenmesi     

     Yukardaki tabloya göre A, B ve C; A ile B 20 ışık yılı, B ile C 20 ışık yılı olmak üzere doğrusal 3 gezegen olsun. A gezegeninde yaşayan ve tam 20 yaşında olan tek yumurta ikizi Ali ve Ahmet adlı iki astronot kardeş olsun. Bu astronot kardeşlerden Ahmet ışık hızında gittiği varsayılan bir uzay aracına binip kırmızı ile çizilen 20 + 20 + 20 + 20 = 80 ışık yılı mesafelik yola çıkmış olsun. Ali ise dünyada kontrol için bırakılsın.

    Uzay aracının hızı ışık hızı olduğuna göre Ahmet B gezegenine 20 senede ulaşacak ve tam B gezegenine geldiğinde dünyaya 40 yaşındaki görüntüsünü ışık hızında yollamaya başlayacaktır. (Ahmetin görüntüsünün ışık hızında ilerlemesinin sebebi, görüntünün ışıktan oluşmasıdır.) Bu sırada Ali’de 40 yaşında olacaktır. Ahmet C gezegenine devam ederken görüntüsü ise aynı hızla A gezegenine devam edecektir. Ahmet C gezegenine ulaştığı anda tam 60 yaşında olacaktır ve B gezegeninde A ya doğru gönderdiği görüntüsü A gezegenindeki Ali’ye ulaşmış olacaktır. İşte kavram yanılgısının başladığı nokta burası : Ali 60 yaşındayken kardeşinin 40 yaşındaki görüntüsünü görecektir ve ikiz olmalarından ötürü Ahmet’ in doğal olarak Ali’den farkı belli olacaktır. Fakat Ahmet’te 60 yaşındadır, 40 yaşında olan B den yola çıkan görüntüsünden başka birşey değildir.

Ahmet geri dönmeye başlar ve tekrar A gezegenine ulaşıncaya kadar 40 ışık yılı geçecek ve Ahmet 100 yaşında A gezgenine ulaşmış olacaktır. Bu sırada Ali’de 100 yaşında olduğu için ikisi de 100 yaşında kaldığı sabit olacaktır. Kısaca genç kalan sadece görüntüdür, kişi görece gençtir.

DİKKAT ! Bu yazı bilim-teknoloji.com 'a aittir kopyalanamaz. ©
 

BT

1999 yılında ilk web sitesini yaptı ve kurucusu oluğu www.bilim-teknoloji.com sitesinde yöneticilik yapıyor. Uzmanlık alanı Biyoloji, Fizik, Kimya ve Matematik olan BT, akademik alanda yüksek lisans eğitmine devam ediyor.

Işık Hızı Konusundaki İnanılmaz Kavram Yanılgısı” için 6 yorum

  • 01 Aralık 2017 tarihinde, saat 00:51
    Permalink

    Senelerdir aynı şeyi anlatmaya çalışıyorum insanlara.. Ya einstein’ı yanlış anlıyorsunuz adam bambaşka bir şey anlattı yada einstein yanılmış. Ve hep aynı tepkiyi alıyorum. “Bu kadar bilim adamından ve einsteindan iyimi bileceksin..” Işık hızına yakın bir hızda sizden uzaklaşanın saati yavaşlamaz. Siz onun saatini yavas gorursunuz. Saatin saniye ibresi tam 12 yi gösterirken sizden 1 ışık yılı uzakta diyelim. Ve sizden uzaklaşıyor. Saatin 12 olduğunu görebileceğiniz görüntüyü oluşturan saatten yansıyan ışığın size ulaşması 1 yıl sürer.. Tam 1 saniye sonra saat sizden bilmem kaç kilometre uzaklaşır. Diyelimki saniyede 10bin kilometre uzaklaştı sizden. Bu sefer saniyenin 1 i gösterdiği görüntünün size ulaşması 1 yıl+(ışığın 10binkm yol aldığı süre) kadar geç gelecektir. Bu durumda 1 yıl 1 saniye değil 1 yıl 1 saniye ve biraz daha süre geçmesi gerekir. Sizde bakarsınız aa bende 1 saniyeden çok geçmesine rağmen giden adamın saati 1 saniyeden daha çok ilerledi. Demek onun saati daha hızlı dersiniz. Ama kazın ayağı öyle değil. Aynı saat size doğru aynı hızda gelmeye baslarsa saatin 2. saniyeyi göstermesi ile sizin saatinizin 2. saniyeyi göstermesi aynı zamana denk gelir. Yani ilk saniye daha hızlı 2. saniye daha yavas oldu bu saat için dersiniz. Olay saatin yavaslaması değil sizin bunu geç veya erken görmenizdir. Einstein bence bunu anlattı. Anlayana…

    Thumb up 0 Thumb down 0

  • Bilim Adamı
    28 Aralık 2014 tarihinde, saat 19:26
    Permalink

    izafiyet teorisi kanıtlanması en zor teorilerden birisi ve büyük hata payları çıkabileceği önceden bilinmesine rağmen deney yapılması bana biraz çocuksu gelmiştir hep.

    Thumb up 0 Thumb down 0

  • 09 Aralık 2013 tarihinde, saat 21:52
    Permalink

    Bu konuda yanılgıya düşen sizsiniz sanırım. Çünkü bildiğim kadarıyla izafiyet teorisi 2 atom saati ve bir uçakla kanıtlandı. Kontrol için yeryüzünde bırakılan atom saati uçağa bindirilip belli bir hızla dünyanın etrafında dolaştırılan atom saatinden birkaç saniye ileri kaldı. Dolayısıyla Uçaktaki saatin daha az zaman geçirmiş olduğu kanıtlandı. Hatta bu kanıtın ardından GPS uydularına yüklenen algoritma sayesinde uydunun dünyanın etrafındaki hareketinden kaynaklanan zaman kayması otomatik olarak düzeltilmeye başlandı.

    Ve bu durumu 2 özdeş kronometre ve bir arabayla siz bile test edebilirsiniz. Bir kronometreyi evde bırakıp vs.

    Thumb up 0 Thumb down 0

    • 12 Aralık 2013 tarihinde, saat 09:25
      Permalink

      Bahsettiğiniz deney konusunda bilgimiz var. Hatta deneyin internetteki tek resmi ve örgün eğitim kurumu kaynağına buradan ulaşabilirsiniz: http://hyperphysics.phy-astr.gsu.edu/hbase/relativ/airtim.html

      Deney sizin zannettiğiniz gibi bir otomobil ile yapılamaz çünkü kuram gerçek bile olsa yüksek hızlı uçaklarla yapılan bahsettiğiniz deneyde sapma birkaç nanosaniye yi geçememiştir ki bunu otomobille denersek 1 yılda belki 0,001 pikosaniye saptırabiliriz. Ayrıca, Türkçe kaynaklar içinde bu konuyu ele alan tek site olan Wikipedia’da geçen ifade bilimsel netliğe sahip değildir:

      “İçlerinde çok hassas atom saatleri taşıyan uçaklar değişik yönlere doğru değişik hızlarla hareket ettirilmiş ve saatlerin kuramın hesaplarına yeterince uygun olarak yavaşladığı/hızlandığı gözlenmiştir.”

      Bu ifadeye göre sapma var fakat bunun önemsiz sayılabileceği bildirilmemiş hatta yeterince uygun ifadesi yer almış, yani kişi kendi inançları doğrultusunda inanmak istediği gibi olayı yansıtmıştır.

      İkinci geçerlilik ise bu deney sonuçlarının aşırı küçük değere sahip olması nedeniyle kanunlaşamamasıdır. Bu yüzden “İzafiyet Kanunu” değil “İzafiyet Teorisi” diyoruz.

      Dünya manyetik bir alana sahiptir, bu manyetik alan üzerinde hareket eden atomların elektron davranışları konusunda bilgimiz yok. Şöyle düşünün, güneş sistemimiz atoma benzer, gezegenler ise elektronlar gibidir. Güneş sistemimizin yanından hızla başka bir sistem geçse bütün sistem alt üst olacaktır. Bu atom saatlerinin dünya gibi ultra manyetik bir ortamda hareket etmesi sonucu bu sapmaları meydana getirmeyeceğini bilemeyiz. Üstelik atom saatinin bahsettiğiniz deneyde farklı yönlere gidildiğinde aynı hıza ramen farklı sonuçlar çıkarması ise bu deneyin aslında bir fiyasko ile sonuçlandığını gösterir.

      Madem zamanın değişimini sağlayan tek etken hız, neden batı ile doğu yönleri arasında 2 nanosaniye lik fark olştuğu bu konuda kanunu bozan birçok etmenden sadece birisi.

      Konuya olan ilginizden dolayı teşekkür ederim. BT

      Thumb up 0 Thumb down 0

    • 01 Aralık 2017 tarihinde, saat 00:58
      Permalink

      İzafiyet teorisi atom saati ve uçak ile falan ispatlandı olayının yanlış olma ihtimali büyüktür. Sonuca bakılmıştır ve saatlerden birinin daha ilerde olmasından ötürü demekki izafiyet teorisi doğru denmiştir. Ama bu atom saatlerinin bilmemne atomunun bilmemkaç kere titreşmesi ile ölçüldüğü, ve bu titreşim frekansının hız ile veya yerçekimi ile değişebilme ihtimalinin olduğu hiç akla gelmemiştir. Aslında bunun bilim adamlarının aklına gelmemiş olması bana çok mantıklı gelmiyor ama başkada bir açıklama bulamıyorum. Günümüzde bilim adamı olupta izafiyet teorisi yanlış diyenleri afaroz ediyorlar diye korkudan kimse bu konuda konuşmuyor veya bu kadar cahil olabilme ihtimallerinin yanında benim olayı tamamen yanlış anlamış ve yanılıyor olma ihtimalimde var tabi ama açıkcası ne kadar kasarsam kasayım mantıklı gelmiyor…

      Thumb up 0 Thumb down 0

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.