Işığın Eylemsizliği Var mıdır?

Işığın ne olduğu konusuda halen tartışmalara devam eden bilim adamları mevcuttur. Biz size şu ana kadar elde edilen en mantıklı bulgulardan faydalanarak bu içeriği hazırladık.

BT 

Bu içerik bilimsel bir makaleden öte sorduğunuz soruyu kendinizin cevaplamasını sağlayacak bir materyal olarak tasarlanmıştır.

Problemimizi belirleyecek olursak “ışık” ve “eylemsizlik” kavramlarının yan yana kullanıldığını görüyoruz. Bu kavramların alakasız olduğunu anlamanız için ikisinin de tanımlarını incelememiz gerekiyor.

Işık Nedir?

Işık, maddenin fiziksel ışıma (ampulun yanması, ısıtılan demirin pembeleşmesi), kimyasal ışıma (odunun, mumun yanması) ya da radyoaktif ışıma (güneş ve yıdızlar) yoluyla yaydığı enerjiye denir. –Aydın ÜNLÜ 2012

Eylemsizlik Nedir?

Eylemsizlik, bir cismin sahip olduğu hareketi ya da hareketsizliği koruma eğilimidir. Newton’un 1. hareket yasasından doğmuştur. [2]

Newton’un 1. Hareket Yasası: Bir cisim üzerine dengelenmemiş bir dış kuvvet etkimedikçe, cisim hareket durumunu (durağanlık veya sabit hızlı hareket) korur. ”  [2]

Buradan anlamamız gereken tanım içinde geçen “cisim” kavramıdır. Yani eylemsizlik yalnızca cisimler üzerinte etkilidir.

Cisim Nedir?

Kütlesi ve hacmi olan her şeye cisim denir. [1]

…kavramları birleştirirsek.

Işığın Bir Kütlesi Var mıdır?

“Işığın bir kütlesi (mass) ve hacmi (volume) yoktur. Işık kaynağından çıktıktan sonra kontrolsüz bir biçimde evrene saçılarak kaynağının o anki saçılan enerjisini taşıyan bir foton demetidir. Işığı elinizle tutamazsınız ya da sonra kullanmak üzere bir kaba koyamazsınız. Işık üretilir ve çarptığı yerden (çarptığı yerin absorbsiyon yeteneğine bağlı olarak) yansır veya emilir[1].” Bunun sonucunda bıraktığı enerji dışında geriye HİÇBİR ŞEY kalmaz.

Eylemsizliğe Günlük Hayattan Hangi Örnekler Verilebilir?

Otobüste dalgın bir vaziyette müzik dinleyerek seyahat ettğinizi düşünün. Birden bire bir gürültü koptuğunu ve önünüzdeki koltuğa bütün vücudunuzla çarptığınızı hayal edin.

Aslında içinde bulunduğunuz 100km/h hızla giden bir otobüsün duvara çarparak 0km/h hıza geldiğinde vücudunuz 100km/h hız ile hareket etmeye devam eder. Bu nedenle önünüzdeki cisimlere çarpma hızınız aslında otobüsün hızının aynısıdır. Vücudunuz ne kadar ağırsa kinetik enerjinin formülüne göre o kadar fazla enerji ile çarparsınız.

EK = ½ . m . v2

Yani eylemsizlik kuvveti cismin kütlesinden doğrudan etkilenir. Işğın da kütlesi olmadığına göre eylemsizlik hesabı yapmak biraz saçma olur.

Aslında Merak Edilen Gerçek Soru Şu

“Işık Fırlatılabilir mi?”

Işık bir olayın görüntüsüdür. Olay çok şiddetli ise çok parlak, şiddetsiz ise az parlak olur. Oluş noktasından çıkar ve gider. Oluş noktasının o anki konumu ne ise oradan standart hızında ayrılır ve saçılır.

Işığın Eylemsizliği Olsaydı Ne Olurdu?

Bu görüş bana ait fakat size de mantıklı gelecektir. Eğer güçlü bir lazeri (gece havada yandan görülebilen) havaya tutuyorken silkeleseydiniz lazer dalgası gökyüzünde parabolik dagalar çizerek dünya üzerine düşerdi yani dünyayı lazer ile kırbaçlamak gibi birşey bu.

Ne kadar şanslıyız ki ışığın bir kütlesi yok! Eğer ışığın bir kütlesi olsaydı ya da manyetik alan ile çekilerek kontrol edilebilseydi devletler bunun hepsini kendine alır (tabi güçlü devletler en fazla miktarda alır) bizlere para veya çalışma karşılığında satardı. Işık hepimizin, tadını çıkarın :)

BT –  © Kullanım Koşulları

Kaynakça:
1- Aydın ÜNLÜ – 2012 Işık temelli kavram yanılgıları ve bu kavram yanılgılarının giderilmesi.
2- Principia online – Isaac Newton laws of motion.

BT

1999 yılında ilk web sitesini yaptı ve kurucusu oluğu www.bilim-teknoloji.com sitesinde yöneticilik yapıyor. Uzmanlık alanı Biyoloji, Fizik, Kimya ve Matematik olan BT, akademik alanda yüksek lisans eğitmine devam ediyor.

Işığın Eylemsizliği Var mıdır?” için 2 yorum

  • 25 Kasım 2015 tarihinde, saat 01:47
    Permalink

    pekiii laboratuvarlarda enerjiyi yoğunlaştırıp madde ve anti madde parçacıkları elde ediliyor, bu enerjinin kütlesinin olduğu anlamına gelmez mi? ya da şöyle sorayım, kütlesiz enerjiden nasıl kütleli madde elde ediliyor?

    Thumb up 0 Thumb down 0

    • 27 Kasım 2015 tarihinde, saat 13:25
      Permalink

      Öncelikle bir anti-madde nasıl oluşturulur, ışık ile alakası var mıdır bunu anlamalısınız. Radyoaktif reaksiyonların tümünde atom altı parçacıkların davranışı söz konusudur. Bu parçacıklar her ne kadar küçük olsalar da bir eni – boyu – yüksekliği ve kütlesi vardır.

      İkinci kısmı ise “enerjiyi yoğunlaştırma” ifadesinin kullanımındaki yaygınlık gerçekten aştı. Herhangi birisinden duyar oldum bunu. Bilim konuşmayı sevenlerin joker kelimesi oldu. Tıpkı çocukken izlediğimiz şirinler çizgi filmindeki “şirinleyelim, şirinledim, şirinlemiş” gibi bir kelime. Hangi alana koymak isterseniz oraya oturuyor ve insanlar dinlemeye devam ediyor anlamadan. Hangi enerjiyi nereye yoğunlaştırdığımız nedense asla ifade edilmiyor ve “enerjiyi yoğunlaştırmak nedir?” dediğimde aldığım cevap genellikle “bütün enerjiyi bir noktada toplamak” oluyor. Sonuç olarak karmaşık bir işlemin yapılması tek cümle ile anlatılamaz. Anti-madde yaratma konusundaki bilgiler halen tez olarak yayınlanmış değil. Yapılan çalışmalar sonuç vermeden resmi anlamda yayınlanmıyor bu nedenle bu yeni teknolojideki bilgiler haber sitelerindekinden biraz fazla değil.

      Anti-maddeler de bu parçacıklar kullanılarak üretilmektedir ve bu nedenle zaten kütlesi vardır.

      Bu yazımda ışığın yayılmaya başladığı radyoaktif reaksiyonların tersine çevrilmesinden bahsetmiştim ve tabiki teorik bile olsa bu zor ve fazlasıyla geleceğe dönük görünüyor.

      Thumb up 0 Thumb down 0

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.