Biyoloji Biliminin Dalları

Ana sayfa Forumlar Doğa Bilimleri Biyoloji Biyoloji Biliminin Dalları

Bu konu 0 yanıt ve 1 izleyen içeriyor ve en son  BT tarafından 4 yıl 5 ay önce tarihinde güncellendi.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #8116

    BT
    Görevli

    Anatomi
    Yunanca’da “çıkarmak” anlamına gelen “ana” ve “kesmek” anlamına gelen “tome”den türetilmiş bir kelimedir, biyoloji biliminin, canlıların yapısı ve düzeni ile ilgilenen dalıdır.

    Hayvanlarla ilgilenen hayvan anatomisi (zootomy) ve bitkilerle ilgilenen bitki anatomisi (phytonomy) olarak iki alt daldan oluşur.

    Temel tıp bilimlerinden biri olan insan anatomisi ise insan vücudundaki organların tanımlanması, büyüklük, biçim gibi özelliklerinin ortaya konması, birbirleriyle olan ilişkilerinin belirlenmesi ve bunların hekimliğe uygulanmasıyla ilgili bilimsel uğraş alanıdır.

    Anatomi vücut yapılarını ele alış biçimlerine göre çeşitli adlar alabilmektedir:

    Topografik anatomi: Vücut yapılarını bölge bölge inceleyen anatominin alt dalıdır.
    Sistematik anatomi: Vücut yapılarını organların biraraya gelmesiyle oluşan organ sistemleri düzeyinde ele alan anatomi dalı.
    -Karşılaştırmalı anatomi: İnsan ile başka canlıların vücut yapılarındaki benzer ve farklı tarafları karşılaştırmalı olarak ele alan ve bunu insan anatomisinin daha iyi anlaşılmasında kullanan anatomi dalı.
    -Klinik anatomi: Vücut yapılarının hastalıklara tanı koyma aşamasındaki rollerini ortaya koyan alt uğraş alanıdır.
    -Nöroanatomi: Sinir sistemi anatomisi ile ilgili dalıdır.
    -Gelişimsel anatomi: Embriyoloji
    -Mikroskobik anatomi: Histoloji
    -Patolojik anatomi (anatomopatoloji): Hastalıklı organları inceler…

    Astrobiyoloji
    Gökcisimlerinde canlı hayatın hangi şartlarda mümkün olduğunu veya olabileceğini konu edinir.

    Astrobiyolojinin ilgilendiği konular şu sorular üzerine kurulmuştur:
    Canlı sistemleri nasıl ortaya çıkmıştır?
    Yaşanabilir çevreler nasıl oluşmuş ve nasıl evrimleşmiştir?
    Dünya dışındaki ortamlarda yaşam var olabilir mi?
    Gezegenimiz dışında bir karasal yaşam nasıl var olur ve adaptasyon ne şekilde gerçekleşir?

    Astrobiyoloji multidisipliner bir yaklaşımdır: Biyologlar;

    Yaşamın kimyasal öncüllerinin oluşumunu tanımlamak için, yeni gezegenler keşfetmek ve bunların yaşanabilirliğini tespit etmek için astronomlarla

    Moleküler etkileşimlerden yaşamın kendisine geçişi anlamak için kimyacılarla

    Diğer gezegenler üzerindeki anahtar minerallere ve suya dair kanıtları incelemek için jeologlarla

    En erken yaşam formlarını araştırmak ve anlamak için paleontologlarla ve moleküler biyologlarla bunların yanı sıra

    klimatolog, gezegen bilimci ve yakın alanlardaki bilim adamlarıyla iş birliği içinde çalışmaktadır.

    Bakteriyoloji
    Mikrobiyolojinin bakterileri inceleyen bir alt dalıdır.

    Hollandalı “Robert Hook” mikroskobu bularak mikrobiyojinin temellerini atmış oldu.

    Pasteur’un çalışmalarıyla 19. yüzyılda başladı ve giderek gelişti. Mikroorganizmaların incelenmesi, değişik kültür ortamlarında üretilmesi ve boyanması, bakteriyolojik araştırmaların kapsamındadır. Bu alanda çalışan uzmanlara “bakteriyolog” denir.

    Biyocoğrafya
    Biyocoğrafya, bitki ve hayvan türlerinin dağılımını ve bu dağılımın nedenlerini inceleyen bilim dalıdır.

    Biyocoğrafya araştırmaları yürütülebilmesi için yeryüzü, özellikle kıtalar ve adalar, öbür bölgelerden değişik ama kendi sınırları içinde ortak özellikte bitki ve hayvan varlığını barındıran belirli bölgelere ayrılmıştır.

    bitki ve hayvan topluluklarının özelliklerini dağılışlarını ve insan yaşamı üzerine etkilerini inceleyen fiziki coğrafya alt dalıdır. Biyolji,botanik,zooloji,tıp canlılar biliminin yardımcı bilim dallarıdır.

    Biyofizik
    Biyolojik süreçlerin aydınlatılmasında ve biyolojiye ilişkin sorunların çözümünde fiziksel bilimlerin ilke ve kavramlardan yararlanan bilim dalı.

    Biyofizik çok çeşitli olan ilgi alanı içinde, sinir iletisini sağlayan elektrik ya da kas kasılmasını sağlayan mekanik kuvvet gibi fiziksel etkenlere bağlı olan biyolojik işlevleri, canlıların ışık, ses ya da iyonlaştırıcı ışınımlar gibi fiziksel etkenlerle etkileşimini ve yüzme, uçma, yürüme gibi yer değiştirme ya da iletişim yoluyla çevreleriyle kurdukları ilişkileri inceler. Bu çalışmalarda çok gelişmiş yöntemlerden ve araçlardan yararlanır. Moleküler Biyofizikte kullanılan en yaygın yöntemler arasında X-ışın kırınımı ve X-ışını kristalografisi, Nükleer magnetik rezonans spektroskopisi, soğurma ve floresans spektroskopi ve ultrasantrifüjle çökeltme yer almaktadır. Hayvan ve bitki makromoleküllerinin yapısı ve özellikleri bu yöntemlerle kesin bir biçimde tanımlanabilmiştir.

    Biyojeokimya
    Biyolojik sistemlerdeki inorganik elementlerin davranış özelliklerini jeoloji açısından inceleyen bilim dalıdır.

    Petrolün oluşumu, yaşamın başlangıcı, ilkel atmosferlerin bileşimi, mineral yataklarının biyojeokimyasal yöntemlerle araştırılması, maden cevheri çökelmelerinin kökeni, toprak oluşumu doğal su kaynaklarının ve kömürün kimyasal yapısı başlıca konularıdır.

    Biyokimya
    Biyokimya, bitki, hayvan ve mikroorganizma biçimindeki bütün canlıların yapısında yer alan kimyasal maddeleri ve canlının yaşamı boyunca sürüp giden kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalıdır.

    Biyokimyanın amacı her şeyden önce, hücre nin temel bileşenleri olan protein, karbonhidrat, lipit gibi organik bileşiklerin ve yaşamsal önem taşıyan kimyasal tepkimelerde en büyük rolü oynayan DNA nükleik asitlerin, vitaminlerin ve hormonların yapısal ve nicel çözümlemesini yapmaktır. Canlılardaki protein bileşimi, besinlerin enerjiye dönüşmesi, kalıtsal özelliklerin kimyasal mekanizmalarla iletilmesi gibi yaşam süreçlerinin araştırılması da yine biyokimyanın ilgi alanına girer.

    Biyoteknoloji
    Hücre ve doku biyolojisi kültürü, moleküler biyoloji, mikrobiyoloji, genetik, fizyoloji ve biyokimya gibi doğa bilimleri yanında mühendislik ve bilgisayar mühendisliğinden yararlanarak, rekombinant DNA teknolojisiyle bitki, hayvan ve mikro organizmaları geliştirmek, doğal olarak var olmayan veya ihtiyacımız kadar üretilemeyen yeni ve az bulunan maddeleri (ürünleri) elde etmek için kullanılan teknolojilerin tümüdür.

    Biyoteknoloji, temel bilim buluşlarını kısa sürede yararlı ticari ürünlere dönüştürebilmesiyle bir anlamda kendi talebini de yaratabilir. Bu yönüyle de öteki teknolojilerden ayrılır. Örneğin sıcak su kaynaklarında yaşayan bakterilerin birinden elde edilen yüksek sıcaklığa dayanıklı bir enzim, günümüzde uygulama ve temel bilim çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olan PCR’nin önemli bir girdisidir. Biyoteknoloji uygulamaları; mikrobiyoloji, biyokimya, moleküler biyoloji, hücre biyolojisi, immünoloji, protein mühendisliği, enzimoloji ve biyoproses teknolojileri gibi farklı alanları bünyesinde toplar. Bu nedenle de Biyoteknoloji birçok bilimsel disiplinle karşılıklı ilişki içinde gelişir.

    Botanik
    Bitkileri inceleyen bilim dalıdır, bitki bilimi. Alt dalları ise;
    Bitki morfolojisi, bitkilerin iç ve dış yapılarını genel olarak inceler.

    Bitki morfolojisi birçok alt dala ayrılır.
    Bitki histoloji, bitki dokularını inceler.
    Bitki sitolojisi, bitki hücresini inceler.
    Bitki anatomisi, bitki dokularını organ düzeyinde inceler.
    Üreme morfolojisi, yaşam çevrimini inceler
    Morfogenez, bitkilerin gelişmesini inceler.
    Agrostoloji, otsu bitkilerle ve özellikle bu bitkilerin sınıflandırılmasıyla ilgili botanik dalı.

    Bitki fizyolojisi, bitkilerdeki hayati olayları fizik ve kimya kanunlarına dayanarak inceler. Madde değişimi (Metabolizma), büyüme-gelişme ve hareket fizyolojisi olmak üzere üçe ayrılarak incelenmektedir.

    Bitki ekolojisi, bitkilerin diğer canlılarla ve yaşadıkları çevre ile olan ilişkilerini araştırır.

    Sistematik botanik, bitkileri birbirleri ile olan tabii akrabalık derecelerini göz önünde tutarak ve filogenetik gelişmelerine dayanarak inceleyen, küçük veya büyük topluluklar halinde gruplandıran botanik dalıdır.

    Doku bilimi
    Doku bilimi (İngilizce Histology, histoloji), bitki ve hayvan dokularının bileşimini ve yapısını özelleşmiş işlevleriyle bağlantılı olarak inceleyen bilim dalı.Doku biliminin temel amacı dokuların hücre ve hücreler arası maddelerden organlara dek tüm yapı aşamalardaki düzenini saptamaktır.Mikroskobik anatomi olarak da tanımlanabilir.Doku alımı cerrahi,biyopsi veya otopsi(veya nekropsi,hayvansal dokular için) yollarıyla gerçekleştirilir.

    Ekoloji
    Ekoloji, canlıların birbirleri ve çevreleriyle ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Ekosistem ise canlı ve cansız çevrenin tamamıdır. Ekosistemi de abiotik faktörler (toprak, su, hava, iklim gibi cansız faktörler) ve biyotik (üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar) faktörler olmak üzere iki faktör oluşturur.

    Embriyoloji
    Zigot oluşumunu, büyümesini ve gelişimini inceleyen bilim dalı. Gelişim biyolojisinin bir alt dalıdır.

    17. ve 18. yüzyıllarda betimleyici ve karşılaştırmalı çalışmalara dayan embriyoloji, 19. yüzyılın sonlarına doğru bilim adamlarının, vücuttaki organ ve dokuların kendilerine özgü biçim ve işlevleri nasıl kazandıklarını belirlemeye yönelik çözümleyici ya da deneysel yaklaşımlarıyla yeni bir boyut kazandı.

    Soldan sağa; Balık, Semender, Kaplumbağa, Tavuk, Domuz, Sığır, Tavşan, İnsan

    Embriyolojide çözümleyici çalışmaların önemini ilk kavrayanlardan biri olan Alman anatomi bilgini Wilhelm Roux (1850-1924) deneysel embriyolojini öncüsü ve en seçkin temsilcisidir; Roux’un 1855′ten başlayarak kurbağa yumurtaları üzerinde yaptığı öncü çalışmalar bu alanda kendisinden sonraki araştırmalara büyük bir ivme kazandırmıştır. Embriyondan gelişmenin hızını ve yönünü belirleyen etkenleri araştırarak 1935 Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü alan Alman bilim adamı Hans Speemann da embriyolojini gelişmesine yön verenlerden biridir.

    Entomoloji
    Böcekleri inceleyen bilim dalıdır, hayvanlar aleminin en kalabalık sınıfı olan Insecta, 700 bini aşkın bilinen türün yanı sıra, en az o kadar tanımlanmamış böcek türünü kapsar. Böylesine zengin bir tür çeşitliliği gösteren böcekler doğal olarak insan yaşamında öbür hayvanlardan çok daha büyük bir önem taşır.

    Biyolojinin diğer alanları gibi entomoloji de birçok alt dala (sistematik entomoloji, ekoloji, etoloji, fizyoloji v.b) ayrılmıştır. Bu alt dalların çoğunda hem uygulamalı, hemde salt araştırmaya yönelik çalışmalar yapılır. Uygulamalı entomoloji çalışmları böcekleri zararları ve yararları açısından incelerken, kuramsal araştırmaların amacı tüm böceklere ilişkin temel bilgileri toplamaktadır. Uygulamalı entomoloji, tarla ve bahçe bitkileri yetiştiriciliği ile ormancılık gibi alanlarla yakından ilişkilidir.

    Etoloji
    Etoloji, özellikle evrim, nöroanatomi ve ekoloji gibi bazı bilim dallarıyla sıkı bir işbirliği içinde yürütülen, laboratuvar ve alan çalışmalarını kapsar. Etolojinin amacı belirli bir hayvan grubunu değil, onların davranışlarını incelemektir ve çoğu kez tek bir davranış kalıbının, örneğin saldırganlığın değişik hayvanlarda nasıl ortaya çıktığını araştırır. Nöroetoloji olarak ayrılmış bir dalı daha bulunur. Özellikle etoloji üzerine çalışan zoologlara etolog denir.

    Fizyoloji
    Canlıların mekanik, fiziksel ve biyokimyasal fonksiyonlarını ve sistemlerinin işleyişini inceleyen bilim dalı. Fizyolojiyle ilgilenen bilim adamlarına “fizyolog” denir.

    Fizyoloji genellikle bitki fizyolojisi ve hayvan fizyolojisi olarak ikiye ayrılarak incelense de, fizyolojinin kuralları hangi canlının çalışıldığına bakılmaksızın evrenseldir. Örneğin, maya hücre fizyolojisinde öğrenilenler insan hücrelerine de uygulanabilir.

    Fizyolojini temel özelliği, incelediği sistemlerin durağan değil dinamik olmasıdır. Hücrelerin işlevleri, en yakın çevresindeki değişikliklere bağlı olarak sürekli değişir ve her canlı, gerek temel yaşam biri olan hücrenin iç değişikliklerinden, gerek etkileşim içinde olduğu dış ortamın değişikliklerinden kaçınılmaz biçimde etkilenir. Bu nedenle, fizyolojik tepkimelerden çoğunun temel amacı, iç ortamdaki fiziksel ve kimyasal dengenin korunmasıdır. Bu iç denge, hayvanlarda, canlının iç ya da dış ortamdaki değişiklikleri algılayabilen duyu alıcılarıyla düzenlenir. Bu alıcıların uyarısıyla, kas, böbrekler, karaciğer ve iç salgı bezleri gibi organlarda, değişen koşullara uygun özel yanıtlar gelişir ve canlı kendisini bu yeni duruma uyarlayabilir.

    Genetik
    İlk olarak Gregor Mendel’in yaptığı çalışmalarla bilim dünyasında tanındığı için, Mendel “genetiğin babası” olarak da adlandırılır.

    Genetik bilimi 20. yüzyılın ilk yarısında bilim insanları arasında heyecan ve merak uyandırsa da asıl etkisini ikinci elli yılda DNA’nın moleküler yapısının keşfedilmesiyle göstermiştir.

    Bir anda bilimcilerin göz bebeği haline gelen genetik 1980′lı yıllara gelindiğinde artık gelecek yüzyılın bilimi olarak nitelendirmiştir. 1990′lı yıllara gelindiğinde yıllardır bilim insanlarının hayallerini süsleyen insan DNA dizinin haritasının çıkarılma fikri için ilk kez somut bir adım atılmıştır. Uluslararası bir konsorsiyumun ittifakıyla İnsan Genom Projesi başlatılmıştır. Tarihin en önemli bilimsel gelişmelerinden biri olarak kabul edilen söz konusu ‘harita’ sayesinde ölümcül hastalıkları önceden teşhis ederek önleme, kişiye özel ilaç ve tedavi yöntemleri geliştirilebilme yolunda çok önemli katkılar sağlanmıştır.

    İhtiyoloji
    İhtiyoloji, zoolojinin balıklarla ilgilenen alt dalıdır. Kemikli balıklar (Osteichthyes), köpek balığı gibi kıkırdaklı balıklar (Chondrichthyes) ve çenesiz balıklar (Agnatha) ilgi alanıdır.

    Tüm diğer omurgalı türlerinin sayısı kadar balık türü bulunduğu ve balıklar çok uzun süredir evrimleştiği için, balık sınıflandırması ve biliminde halen bilinmeyenle karşı karşıya kalınmaktadır. Balık biyolojisi ve davranışları halen tam olarak çözülmüş değildir.

    İmmünoloji
    Tıbbın bağışıklık ve farklı organizmaların bağışıklık sistemleri ile ilgilenen alt dalı. Türkçeye, Fransızca “immunologie” kelimesinden türeyerek gelmiştir[1]. Türkçe “bağışıklık bilimi” olarak da adlandırılır. Birçok farklı konuyu kapsayan bilim dalı özellikle organizmaların bağışıklık sistemlerinin sağlıklı oldukları veya hastalıklı oldukları durumlardaki hâli ve fizyolojik işlevleri ile insanların bağışıklık sistemlerinin uygunsuz bir şekilde işlemesi sonucu oluşan immünolojik bozuklukları (örneğin otoimmün bozukluklar) kapsar. Ayrıca immünoloji bağışıklık sisteminin çeşitli öğelerinin in vivo, in situ ve in vitro şekillerde araştırılması ve incelenmesini de içerir.

    İmmünoloji oldukça geniş bir daldır ve birçok alt dala sahiptir; immünoterapi, immünogenetik ve evrimsel immünoloji gibi. Ayrıca farklı bilimsel disiplinlerde immünolojik bulgular kullanılabilir, immünolojik yönler olabilir.

    Limnoloji
    Limnoloji, gölbilim olarak da bilinir, doğal ve yapay göl ve göletlerin fiziksel ve kimyasal niteliklerini, ekolojisini, çevreyle etkileşimlerini, içlerindeki su ve enerji akımlarını inceleyen bilim dalı.

    Mikoloji
    Mantarlar alemini, onların genetik, biyokimyasal ve taksonomi özelliklerini ve kullanım alanlarını inceleyen bilim dalına denir.

    Mikolojiyle ilgilenen bilimadamlarına “mikolog” ya da “mikolojist” denir.

    Mikoloji, önceleri mantarların bitkilerle akraba oldukları düşünüldüğü için botaniğin bir dalı olarak sayılıyordu. Daha sonraları yapılan genetik çalışmalarında mantarların hayvan ya da bitki olmadıkları anlaşılmıştır. Böylece mikoloji bir bilim olarak kabul görmüştür. İlk mikoloji derneği 1896 yılında İngiltere’de kurulmuştur.

    Mikrobiyoloji
    Mikrobiyoloji sözcüğü “mikros”, “bios” ve “logos” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Yunanca’da mikros küçük, bios yaşam, logos bilim anlamına gelmektedir.

    Mikrobiyoloji, mikroorganizma adı verilen birçoğu ancak mikroskopta görülebilen küçük canlıları inceleyen bir bilim dalıdır. Mikrobiyoloji, mikroorganizmaların özelliklerini, yüksek canlılarla ve birbirleriyle ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır.

    Mikrobiyoloji geniş kapsamlı bir bilim dalı olup, birçok dallara ayrılır. Bunların başlıcaları tıbbi mikrobiyoloji, toprak, tarım, su mikrobiyolojisi, endüstriyel mikrobiyoloji ve uzay mikrobiyoloji gibi genel alanlar yanında genel mikrobiyoloji, bakteriyoloji, immunoloji, viroloji, parazitoloji ve mikoloji gibi her biri özel bir grubu inceleyen dallardan oluşur.

    Moleküler biyoloji
    Moleküler biyoloji, canlılardaki olayları moleküler seviyede tetkik eden biyoloji dalıdır.

    Moleküler biyoloji son yıllarda önem kazanan genetik, biyokimya, hücre biyolojisi ve biyofizik gibi dalların gelişmesiyle ortaya çıktı. Canlı organizmada hayati önemleri oldukça fazla olan nükleik asitler, proteinler ve enzimlerin yapılarının tamamen aydınlatılması moleküler biyolojinin ilgi alanıdır. Bu maksatla X ışınları difraksiyonu ve elektron mikroskobu gibi ileri tekniklerden faydalanılırdı. İnsan ve diğer canlıların genomlari aydınlanmaya başladıktan sonra moleküler biyolojinin genel ilgi alanı canlılardaki proteinleri ve onlarin üstlendikleri görevleri ve birbirleriyle olan etkileşimleri anlamaya yönlenmiştir.

    Morfoloji
    Bir biyoloji altdalı olarak morfoloji yani biçimbilim, bir organizmanın veya bir organizmanın herhangi bir bölümünün biçimini inceleyen bilim dalıdır. Canlıların dış görünüşünü inceleyen bilim dalıdır.

    Nörobiyoloji
    Sinir sistemi biyolojisidir. Sinir sisteminin yapısı, fonksiyonları, gelişimi, genetiği, fizyolojisi, biyokimyası, farmakolojisi ve patolojisi ile ilgilenir. Nöroanatomi, nörofizyoloji ve nörofarmakoloji gibi dallarla yakından ilgilidir ve bu tür dalları içinde barındırır.

    Ontojeni
    Bir organizmanın döllenmiş yumurtadan olgun formuna kadar geçirdiği değişim ve gelişimini tanımlar. Gelişim biyolojisinin içinde yer alır.

    Ornitoloji
    Yeryüzündeki yaklaşık 8.700 kuş türünün dağılımı, göçleri, davranışları ve ekolojisi ornitolojinin başlıca ilgi alanını oluşturur. Çok geniş alan çalışmaları gerektiren bu konularda, bilgilerin büyük bir bölümü çok sayıdaki amatör ornitolog tarafından elde edilmektedir. Bu nedenle, ornitoloji amatörlerin önemli katkılar yapabildikleri birkaç bilim dalından biri olarak kabul edilir. Taksonomi ve anatomi çalışmaları ise kuş koleksiyonlarına sahip üniversite ya da müzelerde profosyonel araştırmacılar tarafından yürütülür.

    Paleontoloji
    Pelontoloji hakkında bir kaç bilgi: Arkeobiyolojinin bir dalı olan paleontoloji, çeşitli jeolojik devirlerde yaşamış olan insan, hayvan ve bitki türlerine ait fosiller üzerinde araştırmalar yapar ve jeolojik devirlerde yaşayan canlılar hakkında bilgi sahibi olunmasına yardımcı olur. Paleontoloji, fosil bilim ya da taşıl bilim olarak da bilinir. Bir başka tanımlamayla, soyu tükenmiş organizmaların fosillerini ve biyolojisini inceleyen bilim dalıdır. İlk paleontoloji araştırmaları 19. yüzyılda yapılmaya başlanmıştır.

    Paelontolojide günümüzdeki büyük kaya parçalarının içerdiği bitki ve hayvan fosilleri incelenir, bu yolla jeolojik geçmişte egemen olan yaşam biçimleri belirlenir. Bu bilim dalı eski canlı türlerini bütün yönleriyle (biçimleri, yapıları, günümüzdeki canlı türleriyle taksonomik ilişkileri, coğrafi dağılımları ve çevreyle ilişkileri) inceler. Yer katmanlarının jeolojik tarihinin açığa çıkartılmasında da paleontoloji çalışmalarından elde edilen verilerden yararlanılır.

    Evrim teorisi günümüzde en çok paleontoloji alanındaki çalışmalarla gündeme gelir. Çünkü fosil bulguları evrimciler açısından çarpıtmaya, taraflı yorumlara ve sahtekarlıklara son derece uygun bir alan oluşturmuştur. Nitekim bilim tarihi evrim teorisine sözde delil bulma arayışlarıyla yapılmış çok sayıda sahtekarlık örneğiyle doludur. Paleontolojinin evrim teorisini desteklediği yönündeki yanlış imaj, Science dergisindeki bir makalede şöyle açıklanır:

    Evrimsel biyoloji ve paleontoloji alanlarının dışında kalan çok sayıda iyi eğitimli bilim adamı, ne yazık ki, fosil kayıtlarının Darwinizm’e çok uygun olduğu gibi bir yanlış fikre kapılmıştır. Bu büyük olasılıkla ikincil kaynaklardaki olağanüstü basitleştirmeden kaynaklanmaktadır; alt seviye ders kitapları, yarı-popüler makaleler vs… Öte yandan büyük olasılıkla biraz taraflı düşünce de devreye girmektedir. Darwin’den sonraki yıllarda, onun taraftarları bu yönde (fosiller alanında) gelişmeler elde etmeyi ummuşlardır. Bu gelişmeler elde edilememiş, ama yine de iyimser bir bekleyiş devam etmiş ve bir kısım hayal ürünü fanteziler de ders kitaplarına kadar girmiştir.

    Parazitoloji
    Parazitleri, parazitlerin konukçuları ve aralarındaki ilişkileri konu alan bilim dalıdır. Asalak olarak yaşayan canlıların yapı ve özelliklerini inceleyen bilim dalıdır.helmintoloji, arthropodoloji,protozooloji olmak üzere 3 alt dalı mevcuttur.

    Patoloji
    Patoloji, hastalık (Yunanca pathos) çalışması ve bilimi (Yunanca logos) kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuş hastalıklar bilimi anlamına gelen bir sözcüktür. Ayrıca belirli bir bozukluğun tipik özellikleriyle birlikte bütününe patoloji denilebilir.

    Patoloji (hastalıkbilim) özellikle altta yatan hastalıkla ilgili hücrelerdeki, dokulardaki ve organlardaki yapısal ve işlevsel değişikliklerin tanınması, araştırılması ve incelenmesiyle ilgilenir.

    Patoloji alanında uzman olan kişilere patolog veya patoloji uzmanı denmektedir.

    Radyobiyoloji
    Radyobiyoloji, radyasyonun canlı organizmalar üzerindeki etkilerini inceleyen bilim dalı.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.