Yerçekimsiz Ortam ve Vertigo

İç kulağımızda bulunan yarım daire kanallarının ne işe yaradığı orta okul öğrencilerine anlatılmaktadır. Yarım daire kanallarının görevi, vücudun yerçekimine göre konumu hakkında beyinciğe bilgi verip denge sağlamada yardımcı olmaktır.

Bu denge mekanizması dünyanın yerçekimine uyum sağlamış durumdadır. Yani dünyadakinden farklı bir yerçekimi olan noktada yarımdaire kanalınızın denge ile ilgili göndereceği konum bilgisi davranışlarında farklılıklar oluşmaya başlayacaktır. Bunun sebebi ise yarım daire kanalları içinde bulunan otolit taşlarının yer çekimi hangi yöndeyse yarım daire kanallarının o bölgesini uyarması yöntemiyle yapılmakta olmasıdır.

Bu durumdan en fazla etkilenenler savaş pilotları ve astronotlardır. Özellikle astronotlar dünyanın yerçekiminden uzaklaştıklarında otolit taşları da herhangi bir yöne çekilmemeleri nedeniyle yarımdaire kanalları içersinde oraya buraya çarparak yerçekimi konusunda beyinciğe yanlış sinyaller gönderir ve kişi sürekli olarak büyük bir baş dönmesine katlanmak zorunda kalır.  Tabi astronotlar bu duruma zamanla adapte olarak normal hissetmeye başlasa da dünyaya döndüklerinde yeni bir adaptasyon sürecine girmek zorunda kalır.  Yeryüzünde 1 g ortamda çalışmak üzere gelişmiş olan bu sistem, uzayda genellikle hatalı ve karmaşık bilgiler üretebilir ve sonuçta denge problemleri yani uzay hareket hastalığı (UHH) ortaya çıkabilir[1].

Bu adaptasyonlar sırasında yapılan istatistiklere göre, UHH astronotların (veya kozmonotların) ilk uçuşlarının en az %70’inde görülür ve sonraki uçuşlarda görülme sıklığı azalır[2]. Sendromun bulguları yerçekiminin azalmasından sonraki ilk 1-2 saat içerisinde başlar. Hareket hassasiyeti, genellikle bulantı olmadan kusma, halsizlik, kırgınlık, sinirlilik, uyku hali ve baş ağrısı gözlenir. Karada oluşan hareket hastalığında solukluk ve terleme sık karşılaşılan semptomlar olmasına rağmen UHH’de pek olmaz[1-3].

Dünyaya döndükten sonra yerçekimine adaptasyon sürecinde de sıklıkla vestibuler semptomlara rastlanır. Astronotların (veya kozmonotların) %69’unda motor hareketlerde beceri kaybı, %66’sında düz çizgide yürümekte zorluk, %60’ında uçuşun devam ettiği hissi, %32’sinde yürüme esnasında vertigo, %29’unda ayakta dururken vertigo, %15’inde bulantı, %10’unda konsantrasyonda zorluk ve %8’inde kusma gözlenir[4].

Semptomlar birkaç hafta içinde kendini sınırlar, fakat bu süre içerisinde tekrarlamalar görülebilir. Semptomların şiddeti ve görülme sıklığı uzayda geçirilen süreye, yerçekimsiz ortama bireysel adaptasyon becerisine ve rehabilitasyona bağlıdır[1].

Kaynakça:

1- Bloomberg JJ, Mulavara AP: Changes in walking strategies after spaceflight. IEEE Eng Med Biol Mag 2003; 22:58–62.

2- Jennings RT. Managing space motion sickness. J Vestib Res 1997; 8:67–70.

3- Thornton WE, Moore TP, Pool SL, Vanderploeg JM. Clinical characterization and etiology of space motion sickness. Aviat Space Environ Med 1987; 58(9 Suppl): A1–8.

4- Bacal K, Billica R, Bishop S. Neurovestibular symptoms following space flight. J Vestib Re 2003; 3:93–102.

biyo

İçerik hakkında yorum yapmak için bir kanal seçin.

Bir Cevap Yazın

KULLANIM KOSULLARI