İdeoloji mi güvenilirdir, kişiler mi?

Beynini kullanmayan insanların sayısı önemli değildir. İster bir kişi olsun ister bir milyon kişi olsun bu birlikteliği tek bir idolün yönetmesi çok kolaydır. Bunun sebebi insanların kişilere ideolojilerden daha fazla önem vermesi cehaleti olabilir.

İdeoloji demek; görüş, akıl, ortak vicdan, ortak düşünce, kanaat, fikir, DEĞİŞMEZ, SABİT, GÜVENİLİR, ÖLÜMSÜZ demektir.

Kişi demek; değişken, sabit olmayan, günü gününü tutmayan, tutarsız olabilen, fikri değişebilen, hastalanabilen, ölebilen, etkilenebilen demektir.

Eğer inanmak için ikisinden birisini tercih etmek isteseydiniz birçoğunuz ideolojiyi seçerdiniz fakat pratikte bunu çoğunuz yapmıyorsunuz.

NEDEN BAŞKASININ BEYNİ İLE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? KENDİ BEYNİNİZLE DÜŞÜNMEYİ DENEYİN

İnsanların bir kişiyi takip etmesi, onun düşüncelerini beğenmesinden, ideolojisini kendi ideolojisi ile örtüşüyor bulmasından dolayıdır. Bunun arkasından, insanların bir kişiye son derece güvenip onun ideolojisini kaydırmasıyla beraber kendi ideolojisini de kaydırması aslında o taraftarın aptallığını gösterir. Çünkü artık onun ideoloji düşünmesine gerek yoktur, onun yerine bir ideoloji düşünen vardır ve o ister istemez kişiye tapmasından dolayı kendini karşıdaki kişinin ideoloji iradesine bırakmıştır. Artık taptığı kişi kırmızıya mavi diyecek olursa artık kırmızılar onun için mavi olacaktır.

SİMÜLASYON YAPIN

1. Simülasyon: Siz bir yöneticiye inanıyorsunuz ve o ne derse doğrudur:

Yönetici ilk olarak kendine güven verir ve insanların onu sevmesini sağlayacak davranışlarda bulunur. Arada bir kendisini kullanan büyük güçler tarafından, kendisini kullanan büyük güçlere saldırganlık yapmasına izin verilir, böylece yönetilenler kişiyi daha karizmatik ve güçlü bulur. Ardından yönetici ideolojisini insanları rahatsız etmeyecek hızda değiştirmeye başlar ve buna “eşik değeri” denir ve bilimseldir. Ufak çıkışlarla asıl hedefe dair ışıklar yakılır ve olayın asıl getirilmesi gereken nokta haber verilir ki insanlar şok olmasın, yavaş yavaş alışsın.

Tabi bu sistem hiçbir zaman işlemez çünkü kişilere değil ideolojilere bağlı olan insanlar buna engel olur.

2. Simülasyon: Siz bir ideolojiye bağlısınız ve o ideoloji vicdanınız için doğrudur:

Kişi ideolojisine uygun görüşleri destekler ve desteklediği yöneticiler kişinin istediği ideolojiden çıkmaya yeltendiği anda tepki alır. Kişilere göre yönetici bir peygamber değil, yukarıda da belirttiğimiz gibi değişken, sabit olmayan, günü gününü tutmayan, tutarsız olabilen, fikri değişebilen, hastalanabilen, ölebilen, etkilenebilen dir. Bunu bildiği için kişi ideolojisinden yani beyin üretimi olan fikrinden ayrılmaz ve kişiyi gözardı ederek kendi ideolojisinde devam edebilir.

Elbette bir ideolojiye sahip olmak ve etkilenmeden kesin doğrularının üzerinde yol almak zordur fakat beyninizi kullandığınızda aslında bunun o kadar da zor olmadığını görebilirsiniz.

SOMUTLAŞTIRMA

Denilmek istenen ne? Kişilerden nefret etmeniz mi? Tabiki hayır. Denilmek istenen, ne kadar sevsek de insanların ilk tanıdığımız gibi olamayabilir oluşu. Aşağıdaki somut örneği okuduğunuzda ne demek istenildiği daha net anlaşılacaktır.

Teknolojinin ne kadar geliştiğini bilmiyoruz. Kapalı kapılar ardında silah yapımı devam ediyor ve hayal bile edemediğimiz bu silahlar 3. dünya savaşı ile birlikte ortaya çıkacak. Tıpkı 2. ve 1. dünya savaşlarında olduğu gibi insanlar yepyeni silahlar ve teknolojiler karşısında şok olacak. Fakat bu silahların bazıları gizli bir şekilde kullanılmaya başlanmış olabilir. İnsan zihninin ilaç ve uydu ile kontrol edilebilmesinin hiçbir matematik formülü ile çeliştiği ispatlanamaz. Teknoloji bu seviyeye gelmişken insanların hala büyük güvenle insanları takip etmesi kendini riske atmaktan başka birşey değil. Bir insan aslında ruhsuz bir robota çevrilebilir günümüz teknolojisi ile… Durum böyle olunca yukarıda tekrar tekrar belirttiğimiz gibi değişken, sabit olmayan, günü gününü tutmayan, tutarsız olabilen, fikri değişebilen, hastalanabilen, ölebilen, etkilenebilen bir varlık olan insana bağlanmaktansa ideolojilere bağlanmak daha mantıklıdır. Çünkü İdealizm, Realizm, Pragmatizm, Eksistansiyalizm,… ve daha birçok ne olduğu, neyi vaadettiği önemli olmayan ideoloji asla değişmez, ölümsüzdür. Geminizi bir limana bağlamak gibidir, karaya ayak basmak gibi güvenilir. Geminizi limana değil, başka bir gemiye bağlarsanız limanınızdan çok fazla uzaklaşabilir okyanus ortasında kaybolabilirsiniz.

SORGULAYIN

İdeoloji “idea” yani fikir kökeninden gelir. İdeolojiye sahip olmak demek bir fikre sahip demektir ve fikre sadece beynini kullananlar sahip olabilir. Eğer sizler beyninizi kullanmak yerine sizlerin yönetenlerin beynini kullanmayı seçerseniz onların sizi götürmek istediği yerde kendinizi bulursunuz ve artık herşey için çok geç olabilir.

Mutlaka her vicdanın bir doğrusu vardır. Bu doğruların büyük oranı toplumsal doğrular olarak birleşir ve herkes için doğrudur. Siz de bu ortak vicdana bağlı kalmak kaydı ile kendi ideolojinize bağlanmalısınız, yoksa topluma gelecekte olacaklar hafif bir şekilde sözkonusu edilir ve yavaş yavaş sözkonusu somutlaşır ve hayatı kısıtlar.

Elinize verilen bir bilginin ya da görüşün aklınızla çelişen noktalarını test edin ve kendi ideoloji ve vijdanınıza dayanarak hüküm verin. Asla bilgiyi alıp direk kullanmayın, işleyin ve tümüne birden şüphe ile bakın. Çünkü hiçbir hazır bilgi doğru olmak zorunda değil.

BEYNİNİZİ GELİŞTİRİN

En değerli organımızdır beyin, onu çalıştırdığımızda mutlu oluruz ya da biz olamasak da gelecek nesiller beynin çalışması ile mutlu olur. Mesela bu yazıyı çok az insan ince bir şekilde düşünerek okuyacak fakat gelecek nesil daha fazla üzerinde duracak. Fakat siz çağ atladığınızı düşünüyorsanız bu yazı da dahil olmak üzere düşünce yazılarını daha dikkatlice inceleyip vicdanınız ile tartışarak okumanızı tavsiye ederiz.

İnsanlara yazılmıştır… www.bilim-teknoloji.com

İçerik hakkında yorum yapmak için bir kanal seçin.

Bir Cevap Yazın

KULLANIM KOSULLARI