Ana sayfa / Forumlar / Doğa Bilimleri / Biyoloji / Hücre – Hücre Nedir ? – Hücrenin Organelleri – Hücre Hakkında Detaylı Bilgi

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • BT
    Görevli
    Post count: 10
    #8110 |

    Canlıların en küçük canlı yapı birimine hücre denir. İlk defa Robert Hook tarafından keşfedilmiştir. Mikroskobun keşfi hücrenin araştırılmasına büyük katkı sağlamıştır.

    Hücrenin kimyasal yapısında birçok madde bulunur bunlar;

    Organik : Protein, karbonhidrat, yağ, enzim, nükleik asit, vitamin.

    İnorganik : Su, mineral, asitler, bazlar, tuzlar.

    Hücre 3 bölümde incelenir bunlar;

    Hücre Zarı
    Sitoplazma ve Organeller
    Çekirdek

    I- Hücre Zarı :

    Hücrenin etrafını saran koruma ve dağılmayı önleme görevi öne çıkan esnek, seçici geçirgen ve canlı bölümdür. Protein, yag ve karbonhidrattan oluşur.

    Hücre Zarının Özellikleri :

    Seçici geçirgendir.
    Esnektir.
    Girintili çıkıntılı ve engebeli bir yüzeye sahiptir.
    Kendini onarabilme özelliğine sahiptir.
    Hareket edebilir.

    Hücre Zarının Görevleri :

    Hücrenin sitoplazma ve organellerini bir arada tutar.
    Hücreye şekil verir.
    Hücreyi korur.
    Madde alış-verişini sağlar.
    Yabancı proteinleri zarda bulunan proteinler aracılığı ile tanır.
    Hücreler arası iletişimi sağlar.
    Bazı organellerin oluşumunda görev alır. (E.R, Golgi)
    Osmotik dengeyi ayarlar.
    Biyokimyasal olaylar için özel ortam oluşturur.

    Hücre Zarında Bulunan Yapılar :

    1) Mikrovillüs : Hücre zarından dışarıya doğru uzanan parmak şeklinde çıkıntılara denir. Sindirim sisteminde emilim yüzeyini artırır, solunum yollarının daha temiz kalmasını sağlar.

    2) Siller : Hücrenin hareket etmesini sağlar.

    3) Kamçı : Sillere göre daha kullanışlı hareket sağlar.

    Hücre Çeperi :

    Bazı bakterilerde, alglerde, bitkilerde ve mantarlarda bulunur. Hücreye desteklik sağlar, şekil verir, hücre zarına kıyasla cansızdır ve geçirgenliği daha yüksektir. Golgi salgısı ile oluşur genç hücrelerde inceylen hücre yaşlandıkça kalınlaşır.

    1) Difüzyon :

    Yoğun ortamdan daha az yoğun ortama madde geçişine denir. Difüzyon olayı yoğunluk eşitleninceye kadar devam eder. Sıvı ve gazlarda görülür.

    Difüzyon sıcaklığa doğru orantılı olarak artar, moleküllerin küçüklğü de difüzyon hızına pozitif etki yapar. Ortamlar arası yoğunluk farkı ne kadar çok ise difüzyon hızı da o kadar hızlı gerçekleşir. Difüzyon yüzeyi ve basınç yüksekliğinin fazla olması olumlu etki yapar.

    2) Osmoz :

    Suyun hücre zarından difüzyonuna denir. Su molekülleri suyun yoğun olduğu yerden az yoğun yere geçer.

    3) Plazmoliz :

    Eğer bir hücre hipertonik (çok yoğun) bir ortama bırakılırsasu kaybeder ve büzülür, bu olaya plazmoliz denir.

    Deplazmoliz :

    Plazmolize uğramış bir hücrenin hipotonik (çok seyreltik) bir ortama bırakılması ile hücrenin su alarak eski haline gelmesine denir.

    Eğer böyle bir ortamda fazla su alırsa hücre patlar, bu durum çeperli hücreler için geçerli değildir çünkü çeper hücrenin patlamasını engeller. Hücrelerde görülen fazla su alarak patlama olayına hemoliz denir.

    Turgo Basıncı :

    Eğer çeperli bir hücrede su miktarı artarsa hücre çepere basınç yapar. Bu basınca turgor basıncı denir. Bu basıncın bitkiye birçok faydası bulunur;

    Bitkinin sertliğini ve dayanıklılığını artırır.
    Otsu birkilerin dik durmasını sağlar.
    Bazı bitkilerde nasti hareketinin temelini oluşturur.
    Stomaların açılıp kapanma hareketini sağlar.

    Osmotik Basınç :

    Hücrenin içersinde çözünmüş maddenin etkisiyle hücrenin ortamdan su alma isteğini yaratan basınçtır. Osmotik basınç nerede fazla ise su molekülleri o yöne hareket eder. Osmotik basınç sonucu emme basıncı oluşur.

    Emme Basıncı :

    Osmotik değerin turgor değerinden farkıdır. Turgor basıncı ile osmotik basınç arasında ters orantı görülür.

    Kolaylaştırılmış Difüzyon :

    Hücre zarından geçebilen ve osmotik basınca neden olan glikoz gibi tanecikler, yoğunluk farkıyla zardan geçerler. Bu tanecikler osmotik basınçla yüksek olan ortamdan (hipertonik ortam ) hücreye geçerler. Ancak madde alışveriş hızının yeterli olmadığı zamanlarda hücrenin daha hızlı difüzyon yapması gerekebilir. Böyle zamanlarda maddeler zardan bir enzim yardımıyla hücre içine alınarak difüzyon hızlandırılır. Kolaylaştırılmış difüzyon çözünen maddeler için geçerlidir.

    Aktif Taşıma :

    Canlı hücrelerin glikoz,bazı amino asitler ile sodyum ve potasyum iyonlarının enerji harcayarak zardaki enzimler yardımıyla az yoğun ortamdan çok yoğun ortama doğru hücre içine yada dışına taşınmasına aktif taşıma denir. İnce barsak içindeki sıvının bütün glikoz molekülleri kana emilir. Bu durum ince barsak epitellerinin aktif taşıma yaptığını gösterir. Aktif taşımada enerji harcanır.

    Böylece hücre zarından geçebilen maddeler içerde çok yoğun dışarda az yoğunsa hücre aktif taşıma yapar. Büyük moleküller hücreye pinositoz fagositoz yoluyla alınır.

    Endositoz :

    Hücre zarından geçemeyecek büyüklükteki maddelerin hücreye alınmasıdır.

    Fagositoz :

    Büyük katı moleküllerin yalancı ayaklar yardımıyla hücre içine alınmasıdır. Hücre fagositozla besini alırken ATP harcar.

    1.Amip besine doğru yönelir ve yalancı ayaklar belirir.

    2.Amip besini yalancı ayakları arasına alarak yakalar.

    3.Amip yalancı ayaklarını kapatarak besini sindirim kofuluna alır. Lizozomdan salgılanan enzimler yardımıyla besin sindirilir. Sindirilen maddeler sitoplazmaya geçer. Artıklar boşaltım kofuluyla dışarıya atılır.

    Pinositoz :

    Tatlı suda yaşayan paramecium ve başka bazı canlılarda suda erimiş kompleks yapılı organik moleküller zarın içe çökmesiyle içeriye alınırlar. İçe doğru görülen cep gibi çöküntüye pinositoz cebi denir. Zarın çökmesi sırasında hücre ATP harcar. Pinositoz ceple besin alınırken bol miktarda su da içeri alınır. Pinositik kese ile protein, glikojen, yağ gibi zardan geçemeyen moleküller içeri girer ve hücre içindeki besin kofullarında sindirildikten sonra sitoplazmaya geçer.

    Ekzositoz :

    Hücre içine alınan moleküllerin sindirilmeyen atıkları koful içine hücre zarına gelir. Kofulun zarı ile hücrenin zarı birleşir.Koful zarı hücre zarıyla birleştiği yerden açılarak atık maddeler dışarıya atılır.

    Hücre Zarından Geçebilen Maddeler :

    Su
    Oksijen
    Amino asit.
    Na++, Ca++, Cl- vb…
    Karbondioksit.
    Vitamin.
    Glikoz, fruktoz, galaktoz, riboz, deoksiriboz.
    Üre, ürik asit, amonyak.
    Laktik asit, etil alkol
    Tuz
    Yağ asiti, gliserol

    Hücre Zarından Geçemeyen Maddeler :

    Disakkaritler
    Glikoproteinler
    Glikolipitler
    Lipitler
    Polipeptitler
    Enzimler
    Proteinler
    Polisakkaritler
    Lipoproteinler

    II-Sitoplazma ve Organeller :

    Sitoplazma %90 ı su olan heterojan bir sistemdir. Hücre olaylarının büyük çoğunluğu burada gerçekleşir.

    Organeller :

    1) Ribozom :

    Virüsler hariç tüm canlılarda bulunur, zarla çevrili değildir. Alt ve üst birim olmak üzere iki birimden oluşur. %40 protein ve %60 RNA dan meydana gelir. Hücrenin birçok yerine dağılmış olarak bulunur. Protein sentezinde görevlidir.

    2) Mitekondri :

    Prokaryot canlılarda bulunmaz, memeli alyuvarları hariç ökaryot canlılarda bulunur. Enerji ihtiyacı fazla olan dokuların hücrelerinde bol miktarda bulunur. (Çizgili kas, karaciğer,…)

    Çift kat zar ile çevrilidir, iç zar dış zara göre girintili çıkıntılıdır. İç zardaki girinti çıkıntılara krista adı verilir. Bu katlanma daha fazla yüzey oluşturarak enerji üretimini artırır. İçzarın içine matriks denir. DNA, RNA ve ribozomlar bulunur. Protein sentezi yapabilir, çoğalma yeteneği vardır ve oksijenli solunum yaparak enerji üretir.

    C6H12O6 + O2 ——enzim——> CO2 + H2O + ATP

    Formülü ile enerji üretilir.

    3) Plastid :

    Sadece bitki hücrelerinde olur. Üç grupta toplanır;

    a) Kloroplast
    • Bitkiye yeşil rengini verir.
    • Çift zarlıdır.İç zarı katmanlıdır.Bu katmanlara grana,içini dolduran sıvıya ise stroma denir.
    • Fotosentez yaparak besin üretir.
    • Kendine has DNA,RNA,ribozom ve ETS’si bulunur.
    • Granalar içinde bitkiye yeşil rengini veren ve fotosentez için gerekli ışığı absorbe eden
    klorofil vardır.
    • Bütün bitki hücrelerinde bulunmaz.ÖRNEK:Kökte.

    b) Kromoplast
    • Bitkilerde meyve ve çiçeklerin rengini verir.Likopin(kırmızı),ksantof il(sarı) ve karoten (turuncu) olmak üzere üç çeşittir.
    • Bitkilerde diğer renkler koful öz suyunun asit veya baz oluşuna göre renk değiştiren
    “antokyon” denen maddeler ile oluşturulur.

    c) Lökoplast
    • Renksizdir.Genelde kök,gövde ve tohumda bulunur.
    • Nişasta,yağ ve protein depolar.
    • Işıkla karşılaşınca kloroplastlara dönüşür.

    4) Endoplazmik Retikulum :

    Hücre içinde kanalcık ve borucuklar şeklinde uzanır. Prokaryot canlılarda ve bazı ökaryot canlılarda bulunmaz.

    Madde iletimini sağlar, tek hücrelilerde desteklik sağlar, birçok organelin oluşumunda görev alır, hücre bölünmesi sırasında kaybolur, bölünme tamamlanınca yeniden oluşur. Granüllü ve granülsüz olarak iki çeşidi vardır.

    Granüllü endoplazmik retikulum

    Endoplazmik retikulum ağsı yapısı üzerinde ribozom taşıyan tiplerine granüllü endoplazmik retikulum denir. Bu tip endoplazmik retikulumlar protein sentezinde görevlidirler. Sentezledikleri proteinleri küçük veziküllere yüklenip Golgi aygıtına taşınırlar. Protein sentezinde görevli olan hücrelerde daha fazla görülürler.

    Granülsüz endoplazmik retikulum

    Granülsüz endoplazmik retikulum, lipid sentezinde görevli hücrelerde bulunur. Membran üzerinde ribozomlar bulunmaz. Bir nevi paketleme ve taşıma görevi üstlenen bu organel bazı maddelerin hücre içinde dağılmasını sağlar. Bir çok metabolik reaksiyonda, karaciğerdeki metabolik reaksiyonlarda, steroid yapılı hormonların sentezinde, fosfolipid sentezinde, lipid taşımasında, karaciğerdeki metabolik reaksiyonlarda görev alır. Karbonhidrat ve lipit sentezi yapan hücrelerde daha çok bulunur. Granülsüz endoplazmik retikulum özellikle kas hücrelerinde kalsiyum depolar.

    5) Golgi :

    Üst üste gelmiş keseciklerden oluşur, prokaryot canlılarda bulunmaz. Salgı görevli dokuların hücrelerinde çokça bulunur. Alyuvar ve olgun sperm hücrelerinde bulunmaz. Paketlerme, depolama, salgılama, sentezleme görevleri bulunur. Lizozom oluşumunda aktiftir, hücre çeperi ve selüloz golgi salgısıdır.

    6) Lizozom :

    Golgi kompleksi tarafından üretilmiş paketlerdir. Sindirimle görevlidir. Yaşlanmış hücrelerin, vücuda giren mikropların ve kurbağaların kuyruklarının yok edilmesinde görev alır. Lizozom kesesinin parçalanması durumunda hücre kendini sindirir, bu duruma otoliz denir.

    7) Koful :

    Hücre içinde atık madde, su ve besin depolayan kese şeklindeki yapılardır. Bitki hücrelerinde büyük, hayvan hücrelerinde ise küçüktür. ER’dan, golgiden, hücre zarından ve lizozomdan oluşabilir. Hayvansal hücrelerde az ve küçük, bitkisel hücrelerde ise gençken küçüktür, yaşlandıkça büyürler. Çünkü tuzlu artıklar kofullarda biriktirilir. Hücre içi osmotik basınç ve pH’ı ayarlar. Kofulda bulunan su turgor basıncı oluşturarak hücreye diklik ve direnç verir. Metabolizmanın aktiflik derecesini belirler. Eğer koful büyük ve sitoplazmada miktarı çok ise metabolizma yavaşlar.

    Besin kofulu : Fagositoz ve pinositozla alınan besinlerin bir zarla çevrilmesiyle oluşur. Akyuvarlar mikropları fagositoz ve pinositozla aldığından akyuvarlarda daha fazla sayıda besin kofulu bulunur.

    Kontraktil (vurgan) koful : Tatlı su tek hücrelilerinde bulunan daimi kofuldur.Fazla suyu dışarı atar.

    Boşaltım kofulu : Artık maddeleri ekzositozla dışarı atar.

    8) Sentrozom :

    Bitki hücrelerinde, yumurta hücresinde bulunmaz, hayvan hücrelerinde bulunur. Hücre bölünmesinde görev alırlar. Bölünme sırasında kendilerini eşler ve zıt kutuplara çekilerek iğ ipliklerini oluşturur, İğ iplikleri ile kromozomları zıt kutuplara çekerler.

    III-Çekirdek :

    Prokaryot canlılarda zarla çevrili değildir, ökaryok canlılarda zarla çevrilidir. Genellikle her hücrede 1 adet bulunur. Kas, karaciğer gibi hücrelerde birden fazla bulunabilir.

    Memeli alyuvarında ve bazı bitki hücrelerinde bulunmaz. (Not : Memeli alyuvarında bulunmama nedeni oksijen taşıma kapasitesini artırmadır.)

    Çekirdek Zarı :

    İki katlıdır ve hücre zarına göre hem daha fazla por bulunur hem de porlar daha büyüktür. Bu porlardan protein, tRNA, mRNA geçebilir.

    Çekirdek Sıvısı (Karyoplazma) :

    Nikleik asitler, nükleotidler, enzimler, proteinler ve çekirdekçik içerek bölümdür. DNA, RNA ve ribozom sentezi burada olur.

    Çekirdekçik (Nükleolus) :

    Porotein ve RNA dan oluşur. Zarsızdır ve protein sentezinin aktifliğine göre boyutu değişir. RNA burada üretilir. Hücre bölünmesi sırasında kaybolur ve interfazda tekrar oluşur.

    Kromozomlar ve Kromatin

    Protein ve DNA dan oluşur. Kalıtsal özelliklerin taşınmasında görevlidir. İki kromatitten oluşur, kromozom sayısı canlıdan canlıya değişir. Vücut hücreleri diploittir (2N), üreme hücreleri ise monoploitdir (1N)

    Çekirdeğin Görevleri :

    Kalıtsal bilgileri taşır.
    Hücre bölünmesini kontrol eder.
    Nükleik aslit sentezini sağlar.
    Protein sentezinde görevi vardır.
    Tüm yaşamsal faaliyetlerin kaynağıdır. Çekirdeği çıkarılan bir hücre ölecektir. Genç bir hücrenin çekirdeği yaşlı bir hücreye aktarılırsa yaşlı hücre tamamen genç hücre gibi ömrü uzayacak ve bölünme işlemini yapacaktır.

    Dikkat ! © Bu yazı http://www.bilim-teknoloji.com a aittir. İzinsiz kopyalanamaz.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)

You must be logged in to reply to this topic.