Batı’nın Görünmeyen Geri Kafalılığı ve Duygusal Kültür Birikimi Yitimi

Başlık, görebilen bir insan için özet niteliğinde. Teknik konularda son derece ileri seviyelere ulaşmış Avrupa insanı, ürettiği oyuncaklarla övünürken duygusal evrimde ne kadar geri kaldığını kabul edebilecek mi?

Bu sitedeki yazılar belki de 100 sene sonra bizim kültürümüzle alakası olmayan binlerce kişi tarafından okunacak. Bu kişiler için tarihe bir notumuz var: Bugünlerde Avrupa (kendisini tüm insanlardan üstün gören bir toplum) halen etnik, kültürel vs. kişileri farklılaştıran bütün unsurlar konusunda ırkçı yaklaşımlar sergilemektedir.

Bilim-Teknoloji olarak bütün yazılarımızda olduğu gibi bu yazımızda da tarafsız kalacağımızı beyan ederiz. Bu yazıda tamamen tarafsız bir gözle Avrupa kültürü ve öz kültürümüz konularında görüşler yer alacaktır. Bu yazıda siyaset değil sosyoloji işlenecektir.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da sıradan insanları, özellikle belediye otobüsleri ile seyahat eden insanları öldürmek üzere bombalı araç patlatıldı. Yani hedef fakir, engelli ve çocuk yaşlardaki kişilerden oluşan halk.

Avrupa’da ise Paris saldırısı olmuştu benzer olarak. Bu saldırıda ise bütün ülke liderleri bir araya gelip kol kola girerek saldırıyı protesto etmişti. Çok daha kanlı olan Ankara saldırısında ise aynı liderler durumu sadece kınamak ile yetindi. Pardon “tüm şiddeti ile kınamak”.

2116 yılında yaşayan kişi bu yazıyı okurken şu anda Avrupa’da yaşamış atalarının halen insan olamadıklarını, ırk, köken gibi farklılıklara takıldıklarını, son derece ilkel ve bencil olduklarını bilmeli. Aynı kişiler iç savaş çıkan ülkelerden sadece eğitimli olan mültecileri toplayıp eğitimsizleri ise daha fena çamura batırmak istedikleri ülkelere para teklifi ile veriyorlar. Yani bir çeşit köle tacirliği ya da insanları keyfi olarak ayırıp ayıklama ve gerisi çöpe dökme durumu (evet elma değil, insan).

Bir-iki gün önce ise birkaç inanılmaz gelişmiş ve mükemmel Avrupa insanı, dilencilerin üzerine bozuk para fırlatarak eğlenmiş ve başka bir yerde ise dilencinin üzerine işemişlerdir.

Bu davranışların kökeninde ne var? Kültürsüzlük ya da görgüsüzlük mü? Kesinlikle evet.

Sizce bir toplum binlerce yılda hiçbir konuda gelişemez mi? Howard Gardner’ın Çoklu Zeka Kuramı‘nı bilirsiniz. Sadece teknik konularda değil farklı alanlarda da dehaların olduğunu, sadece IQ testi ile zeka belirlemenin hümanizme aykırı olduğunu bize göstermişti. Tam olarak toplumumuzun gelişmiş olduğu nokta da Avrupa, Amerika ve Japonya’da olduğundan farklı olarak insan davranışı ve sosyal alanlar yönünde. Toplumumuzun binlerce yıllık süzülmüş gelenek ve görenekleri aslında bizim teknolojisini geliştirdiğimiz ve en iyi olduğumuz alanımız. Batı’nın asla taklit edemeyeceği kült durumuna gelmiş ve kemikleşmiş bir birey > aile > toplum yapısına sahibiz. Bunun aksi tarafından bakarsak Batı’nın üzerinde çalışmakta olduğu neredeyse bütün gelişmeler aslında zor görünse de uzmanlarca taklit edilebilir hatta geliştirilip kullanılabilir vaziyette.

Toplumumuzun mükemmel bir kültür birikimi var fakat çoğunluk bunun farkında değil. Bu nedenle kültürümüzü tamamen geride bırakıp Avrupa gibi yaşamak bugüne kadar geliştirdiğimiz ve en iyi olduğumuz alanı çöpe atmaktan farksız olacaktır.

Bir örnek: Aşağıdaki videoda Fazıl SAY; kültürümüzün izlerini eserlerinin içine her bulduğu fırsatta yerleştiriyor ve kültürümüze neredeyse tüm muhafazakar tiplerden daha çok sahip çıkıyor. Bu onu aslında daha fazla Türk yapıyor. (Fazıl SAY’ın muhteşem eseri İstanbul Senfonisi’ni mutlaka dinlemenizi tavsiye ederiz.)

Tabiki size “atalarını taklit edip duran, onların üzerine hiçbir şey koymayan insanlar gibi geri kafalı bir şekilde yaşayın” demiyorum. Asıl söylemek istediğim en başarılı özelliklerimizi barındıran kültürümüzü benimseyip daha ileri seviyelere taşımamız ve ortaya çıkan küçük pürüzleri halletmenin yollarını bulmamız.

Sonuç

Bir toplumun kültüründen kopması ciddi manada sarsıcı bir durum. Tabiki günümüzde toplumumuz kültüründen kopma noktasına geldi, getiriliyor. Ülkemizde, ülkemizi “kendisi” olmaya bırakmak yerine nedense her gelen yönetici, Türk Kültürü dışında “kendi beğendiği” bir kültüre uymaya zorluyor. (Kendisini ne sanıyorsa…) Mesela genellikle solcular Batı olmaya zorlarken sağcılar Arap olmaya zorlamaktadır fakat Türk Kültürü C seçeneğidir. Yani orijinal ve kusursuzdur. Tabiki toplumun üzerine yapıştırılmak istenen farklı kültürler alerji yapacak ve toplumda huzursuzluk meydana gelecektir. Bu nedenle toplumumuzun binlerce yılda meydana getirmiş olduğu öz kültürü ile yönetilmek mutlaka toplumun lehine olacaktır.

İçerik hakkında yorum yapmak için bir kanal seçin.

Bir Cevap Yazın